UNUTULDUK MU

TEKNİK EĞİTİM VAKFINDAN  “KAMUOYU AÇIKLAMASI”

Ülkemiz mesleki ve teknik eğitiminin kalitesinin yükseltilmesi, çağın gerektirdiği teknolojik ve bilimsel yeterliliğe uygun eğitimlerin yapılabilmesi, ülkemizin son dönem üzerinde bir çok program ve proje uyguladığı halde kalıcı çözüm sağlanamayan genç istihdamının ve işsizliğinin azaltılması için iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli teknik eleman yetiştirilmesi, sosyal ve ekonomik açıdan üreten ve mutlu bireylerin oluşturulması ancak yeterliliği geliştirilmiş, amaç ve misyona uygun sürekli geliştirilen Teknik Öğretmenlerce mümkün olacaktır.

Teknik Öğretmenlerin; teknolojik, mesleki ve sosyal açıdan yeterliliklerinin geliştirilmesi Milli Eğitim Bakanlığı ile Yüksek Öğretim Kurumu ve Bağımsız otoriteler tarafından sağlanmalıdır. Zira Teknik Öğretmenlerin yeterliliğini belirlemek ve geliştirmek sadece bir otoriteye teslim edilerek, kamuoyunda algı oluşturup, gelip geçici, belli bir süre içinde unutulup gidecek bir yaklaşımla tesis edilmesi mümkün görülmemektedir. 

3795 sayılı "Bazı Lise, Okul ve Fakülte Mezunlarına Unvan Verilmesi Hakkında Kanun" un 6'ncı maddesinde Teknik öğretmenlerin her meslek alanındaki yetki ve sorumluluklarına ait esas ve usuller Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği ifade edilmektedir. 29 Nisan 1992 yılından günümüze kadar, geçen 23 yıllık süreçte Milli Eğitim Bakanlığınca konu ile ilgili bir yönetmelik hazırlanmadığı, bu konu adeta yok sayılarak herhangi bir girişimde bile bulunulmadığı gözlemlenmiştir.

Ekonominin büyümesi, refahın artması nitelikli işgücüne bağlıdır. Orta gelir tuzağından, orta teknolojili üretimden, yüksek teknolojili ürün üretimine geçmek vasatlıktan kurtulmak için insangücü kaynağımızın niteliğini ve becerisini bu doğrultuda geliştirmek zorundayız. Hemen her fırsatta, iktidar ve muhalefet siyasi parti temsilcilerinin, ilgili bürokrat ve iş dünyası temsilcilerinin; mesleki ve teknik eğitimi önemsediklerini, mesleki ve teknik eğitimin çağımızın gelişmeleri doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerektiğini ifade ettikleri bir ortamda, bir ülkenin mesleki ve teknik eğitimcilerinin yeterliğinin 1992 yılından bu güne kadar belirlenmediği hakkında acaba haberleri ve bilgileri yok mudur? Kaliteli, nitelikli, sürdürülebilir rekabetçi ve iş piyasasına eleman sağlayacak yeterlilikte mesleki ve teknik eğitimin donanımsız Teknik Öğretmenle sağlanması mümkün müdür?

Unutulmamalıdır ki, mesleki ve teknik eğitimin kalitesi sistem içinde hizmet veren öğretmenlerin kalitesine bağlıdır. Kaliteli teknik öğretmenle ülkemizin mesleki eğitim düzeyi yükseltilebilir. Bilgi toplumu olma yolunda ilerlenebilir.

 ACİLEN;

1. Millî Eğitim Bakanlığınca, 3795 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinde tanımlanan, “Teknik Öğretmenlerin yetki ve sorumluluklarını düzenleyen yönetmelik” ilgili taraflarla işbirliği içerisinde çıkartılmalıdır.

2. Millî Eğitim Bakanlığı, “Mesleki ve Teknik Eğitim Mükemmeliyet Merkezi Kurulmalı”; bu merkezde yapılacak eğitim ve yetiştirme programları ile mevcut teknik öğretmenlerin yeterliği artırılmalı, mesleğe yeni alınacak öğretmenler özellikle bu merkezdeki programları tamamlayarak göreve başlamalıdır.

3. Millî Eğitim Bakanlığı ile YÖK işbirliğinde her Teknik Öğretmen aynı zamanda 3795 sayılı Kanun'un 4'ncü maddesine göre Mühendislik Tamamlama programını bitirerek mühendis olmalı, akademik yeterliliği artırılmalıdır.

Yukarıda belirtilen hususların bir an önce ele alınması, ülkemizin insan kaynaklarının yönetimi, iş piyasasının rekabet edebilirliliğinin artırılması, ekonomik yapımızın daha da güçlenmesi, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılmasının sağlanması bakımından önemli görülmektedir.

Kamuoyuna, ilgililere ve yetkililere saygılarımızla arz ederiz. 

     Teknik Eğitim Vakfı 

Genel Merkez Yönetim Kurulu

<<Önceki Haber Sonraki Haber>>