2023 MEB VİZYON BELGESİNE İSTİNADEN BASIN AÇIKLAMASI

TEKNİK EĞİTİM VAKFI GENEL MERKEZİ

“Güçlü Yarınlar İçin Eğitim 2023 Vizyonu” hakkında Vakfımızın Basın Açıklaması Metni

Değerli basın mensupları ve mesleki-teknik eğitim kamuoyu;

Kurulduğu 1987 yılından bugüne kadar; ülkemiz mesleki ve teknik eğitiminin gelişmesi, gerekliliği ve niteliği konusunda toplumsal bilinç oluşturulması, gerekli beceriye ve terbiyeye sahip, teknolojik altyapısı güçlü bireylerin yetiştirilmesi ve ülkemizin mesleki-teknik eğitim alanında model ülke olması gibi konularda politikalar geliştiren ve çalışmalar yapan Vakfımız, bu hususların gerçekleşmesi için yapılacak her türlü faaliyet ve planlamayı desteklemeyi, görüş ve önerilerini yetkililerle ve kamuoyu ile paylaşmayı bir görev olarak değerlendirmektedir.

Bu doğrultuda; kamuoyunun merakla beklediği ve 23 Ekim 2018 Salı günü açıklanan “2023 Eğitim Vizyonu Belgesi” ile ilgili görüşlerimizi ve önerilerimizi kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.

Değerli basın mensupları ve mesleki-teknik eğitim kamuoyu;

Vizyon belgesinde insanın merkeze alınması, çift kanatlı tasavvuru, insanın sadece madde ve manadan ibaret olmayıp her ikisini bütünleyen, talim ve terbiyeyi birlikte ele alan bir bakış açısı içermesi, Türk Eğitim sisteminin, binlerce yılda oluşan kültürel mirasımızı, kadim devlet geleneğimizi ve manevi değerlerimizi geleceğe taşımak adına takdire şayan bir yaklaşım.

Umut ediyoruz ki, gerçekleştirilmek istenen dönüşüm ifade edildiği gibi; adil, insan merkezli, öğretmen temelli, kavramda evrensel-uygulamada yerli, esnek, beceri ve görgü odaklı, hesap verebilir, sürdürülebilir olsun.

Vakıf olarak bu süreçte atılacak olumlu bütün adımları ve uygulamaları sonuna kadar destekleyeceğiz. Adaletten, liyakatten yoksun, evrensel hak ve özgürlüklerden uzak adımlarda ve uygulamalarda ise yapıcı eleştiri ve önerilerimizi kamuoyu ile paylaşacağız.

Vizyon belgesi ile ilgili teknik değerlendirmeye geçmeden önce hatırlatmakta fayda vardır ki; bugüne kadar bütün yönetim kademelerindeki görevden alma ve atamalarda sergilenen ehliyeti, liyakati ve adaleti esas almayan uygulamaları unutup, yok sayıp, üstünü örterek yeni bir başlangıç yapmak, ilk düğmenin yanlış iliklenmesi gibi olacaktır.

Değerli basın mensupları ve mesleki-teknik eğitim kamuoyu;

Bakanlığın tüm kararlarının veriye dayalı hale getirilmesinde, iş piyasasına ilişkin verilerin ve ihtiyaçların da dikkate alınması gerçekleştirilecek çalışmaları olumlu yönde etkileyecektir.

İlkokuldan başlayarak tüm öğretim kademelerinde kurulacak olan ve çocuğun özellikle elini kullanmasını önemseyen, mesleklerle ilişkilendirilmiş işlikler olarak tanımlanan, öğrencileri düşünmeye, tasarlamaya ve üretmeye yönlendiren “ortaya çıkarma” sürecinin yaşanacağı yerler olan “Tasarım ve Beceri Atölyeleri” yerinde bir uygulamadır. Pilot uygulamalarına hemen başlanmalı, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında ise yaygınlaştırılmalıdır.

Bu süreçte Vakıf olarak uygulamalara yönelik toplumsal farkındalığın oluşturulması çalışmaları da dahil olmak üzere her türlü desteği sağlamaya hazırız.

Bu bağlamda; ölçme ve değerlendirme başlığında yer alan, merkezi geçiş sınavlarına olan ihtiyacın azaltılması hedefinin gerçekleştirilmesinde “Tasarım ve Beceri Atölyeleri” ve “e-port folyo” uygulamasının yerinde olacağını bir kez daha vurguluyoruz.

Teknik Eğitim Vakfı olarak Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya SELÇUK Bey’e sunduğumuz Mesleki ve Teknik Eğitim Modelimizi burada bir kez de kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.

Önerilen model;

  • İş piyasasının nitelikli işgücü ihtiyacını karşılamak üzere hayata geçirilecek “Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezleri”,
  • İş piyasasının tasarımcı ve üretici mühendis ihtiyacının altyapısını oluşturmak üzere hayata geçirilecek “Fen ve Teknoloji Liseleri” olmak üzere iki tür eğitim kurumundan oluşmaktadır.
  • Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezlerine, ortaokul sonrası sınavsız olarak ilgi, istek ve becerileri dikkate alınarak öğrenci yerleştirilecektir. Merkeze yerleştirilen her öğrenci eğitim-öğretim ve istihdam süreçleri dikkate alınarak iş piyasası ile ilişkilendirilecektir.
  • Fen ve Teknoloji Liselerine ise öğrenciler ortaokul sonrası girecekleri merkezi sınav puanlarının yanı sıra ilgi ve istekleri dikkate alınarak yerleştirilecektir.
  • Her iki kurum türünde de eğitimi verilecek meslekler belirlenirken yerel ve ulusal işgücü ihtiyaç analizleri dikkate alınacak, aktif işgücü programı gerekleri yerine getirilecek ve Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından onaylanmış Ulusal Yeterliliklere dayalı modüler eğitim programları uygulanacaktır.
  • Bu kurumlarda öğrencilere; daha önceki öğrenme süreçlerinde kazandırılan merhamet ve adalet temelli anahtar beceriler üzerine, iyi insan, iyi vatandaş, iyi meslek insanı olma yolunda beşerî münasebetler, iş etiği, girişimcilik, istihdam, yenilikçilik, yaratıcılık becerilerinin yanı sıra uluslararası standartlar doğrultusunda; çevre, iş sağlığı ve güvenliği, kalite yönetim sistemleri, kodlama, robotik ve yazılım becerileri de kazandırılacaktır.
  • Ölçme ve değerlendirme, modül bazlı Ulusal Meslek Standartları ve Yeterliliklerine göre yapılacaktır. Öğrenim süresi mesleklerin özelliklerine göre değişken olacaktır.
  • Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi öğrencileri yüz yüze veya uzaktan eğitim ile gerekli akademik yetkinlikleri kazanmaları durumunda yükseköğrenim kurumlarına geçebilecektir.
  • Eğitim-öğretim seviyesi diploma ile mesleğin seviyesi ise Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi kapsamında sertifika ile belgelendirilecektir.
  • Öğrenciler staj ve beceri eğitimlerini, uluslararası çalışmalar gerçekleştiren kamu-özel sektör kuruluşları ve yürütülen projeler üzerinden yurt dışında da gerçekleştirebileceklerdir.

Önerilen modelin amacı; öğrencilerin sahip oldukları yetenekleri ve ilgi alanlarını erken yaşlarda belirleyip, iş piyasası ihtiyaç analizleri ile bütünleştirerek ülkenin ihtiyaç duyduğu atılımları gerçekleştirecek nesilleri yetiştirmektir.

Teknik Eğitim Vakfı, bu modelin hayata geçirilmesi için gerekli birikime, insan kaynağına ve iradeye sahip Türkiye’nin en köklü ve güçlü sivil toplum kuruluşudur.

İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi başlığında; mesleki ve teknik eğitim kurumlarının öğretmen ve yönetici ihtiyacının nasıl karşılanacağı, mevcut öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin nasıl sağlanacağı, bu konuda sektörle gerçekleştirilecek iş birliği hususları yer almamaktadır. Vakfımız bu konuda da detaylı teknik çalışmaları yapmaya hazırdır.

Mesleki ve Teknik Eğitim Kurumlarının altyapı ve donanım ihtiyaçlarının karşılanmasında döner sermaye üretimlerinin artırılması ve ihtiyaçların kendi gelirlerinden sağlanması, mevcut yapı ile mümkün değildir. Bu konuda Vakfımız tarafından önerilen modelin devamında yer alan ve aşağıda sıralanan hususların da hayata geçirilmesi gerekmektedir.Bu hususlar;

  • Eğitim kurumları (Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezleri ile Fen ve Teknoloji Liseleri), oluşturulacak yönetim kurulları, nitelikli personeli, bütçesi, başarıları, mezunlarının niteliği ve sektör etkileşimi ile “Güçlü Okul” konumunda olmalıdır.
  • Eğitim kurumları sanayi bölgesinde ve kümelenmeye uygun mesleklerde eğitim-öğretim hizmetleri gerçekleştirerek “İhtisas Okulu” haline getirilmelidir.
  • Atölye ve meslek dersleri öğretmenleri sistemin en kritik unsurudur. İstihdamda öğretmenlerin bir mesleği öğretecek beceri ve yeterliliklere sahip olması esas alınmalıdır.
  • Bu eğitim kurumlarının yöneticilerinin istihdamında, mesleki alanlardan yetişen eğitim yöneticileri arasından yönetim becerisi ve liyakat esasına göre seçim yapılmalıdır.

Ortaöğretimde alan seçiminin 9. Sınıfta yapılması kamuoyumuzca talep edilen bir düzenleme idi. Ancak bu düzenleme, vizyon belgesinde ortaya konan yaklaşım doğrultusunda ve orta vadede, vakfımızca önerilen eğitim modeli ile daha kalıcı ve sürdürülebilir olacaktır.

Değerli basın mensupları ve mesleki-teknik eğitim kamuoyu;

Mesleki ve Teknik Eğitim başlığında 7 hedefin ve bunlara ilişkin 33 stratejinin yer almasını Mesleki ve Teknik Eğitime verilen değer olarak algılamak ve uygulamaları görmek istiyoruz.

Ancak; Çıraklık Eğitiminden hiç bahsedilmemesi, vizyon belgesinde gözden kaçmış hususlardan birisi olarak gözükmektedir. İş gücü piyasasının büyük bir kısmını oluşturan esnaf ve sanatkarlarımızın nitelikli insan kaynağı ihtiyacını karşılayan ve “Hayat Boyu Öğrenme Prensibi” çerçevesinde gerçekleştirilen bu eğitim sistemi için yine Vakfımızca yukarıda önerilen eğitim modelinin hayata geçirilmesini önemli bulduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyoruz.

“Yerli ve Milli Savunma Sanayinin İhtiyaç Duyduğu Nitelikli İnsan Gücü Yetiştirilmesi” başlığı ülkemizin Ulusal Öncelikleri arasında yer alan bir husus olmakla birlikte, Ulusal öncelikler doğrultusunda “Stratejik Meslekler” acilen belirlenmelidir.

Mesleki ve teknik eğitim kurumlarına nitelikli öğrenci yönelimini artırmak için, bu kurumlarda öğrenim gören ve mezun olanlara uygulanacak teşviklerin çeşitlendirilmesi gerekmektedir.

Mezunların bilgi ve becerilerinin güncellenmesi de bu başlık altında gözden kaçmış hususlardan birisidir. Yukarıda önerdiğimiz modelin aşağıda ifade edilen uygulaması ile bu konudaki boşluk da ortadan kaldırılmış olacaktır.

Önerilen modelin bu konudaki uygulaması;

“Özellikle Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi’nde uygulanan programları tamamlayarak istihdam edilen mezunların mesleki ve kişisel gelişimleri izlenecektir. Bilgi ve becerileri teknolojik gelişmeler ışığında, sektörle iş birliği içerisinde ve sektör beklentilerini önceleyerek “Hayat Boyu Öğrenme Prensipleri” çerçevesinde güncellenecektir. Bu amaçla işletmeler ile uzun vadeli iş birliği sözleşmeleri imzalanacak, ” şeklindedir.

Ayrıca; Vizyon Belgesinde yer almayan aşağıdaki hususların dikkate alınması ve uygulanması, eğitimin, istihdamın ve üretimin kalitesini artıracaktır.

Bu hususlar;

  • Alan yaklaşımı yerine meslek tabanlı mesleki ve teknik eğitim yaklaşımına geçilmelidir.
  • Mesleki ve teknik eğitim paydaşları arasındaki koordinasyon, mesleki ve teknik eğitim kökenli bir Bakan Yardımcısınca sağlanmalıdır.
  • Paydaşlar, Bakan Yardımcısının koordinasyonunda, ulusal ve yerel düzeyde eğitim süreçlerinin yönetiminde ve karar alma mekanizmalarında aktif olarak yer almalıdır.
  • Bakanlık bünyesinde, hayal gücü yüksek, analitik altyapısı iyi, beceri düzeyi herhangi bir mesleğin bir kısmını veya tamamını yapmaya yatkın öğrencilerin mesleki ve teknik eğitime yönelmeleri için tedbirler ve teşvik sistemleri geliştirmek, eğitim-öğretimin bütün süreçlerini değerlendirmek üzere;
  •  Mesleki Rehberlik ve Yönlendirme Birimi,
  •  Kalite Güvence Sistemi Birimi,
  •  Akreditasyon Birimi,
  •  Eğitim Kurumu-Sektör İşbirliğini (İşletmede Beceri Eğitimi) Geliştirme Birimi,
  •  İzleme ve Değerlendirme Birimi oluşturulmalıdır.
  • İllerde, kurumların eğitim-öğretim süreçlerini ve çıktılarını desteklemek, hizmetiçi eğitim vermek, geliştirme ve uyum kursları düzenlemek, AR-GE, tasarım ve marka- patent altyapılarını geliştirmek üzere “İşletmelerüstü Eğitim Merkezleri” kurulmalıdır.
  • Yerel yönetimlerin, ilgili sektörlerin ve paydaşların katılımı ile her ilde, büyükşehirlerde ise merkez ilçelerde bireylerin ilgi, yetenek ve becerilerinin de ölçüldüğü “Kariyer Planlama Merkezleri” kurulmalıdır.
  • Mesleki ve teknik eğitim veren kurumlar sektörlerin kümelendiği sanayi bölgelerinde ve kümelenmeye uygun mesleklerde eğitim vererek “İhtisas Okulu” haline getirilmelidir.
  • Bakanlığın taşra teşkilatı yapılanmasında, mesleki ve teknik eğitim sorumluluğunun alandan yetişen yöneticilerde olması sağlanmalıdır.
  • Mevcut öğretmenlerin mesleki yeterlilikleri sektörle etkileşim içerisinde ve sürekli-zorunlu hizmet içi eğitimlerle güncellenmelidir.
  • Mali haklar iyileştirilip kurumda uygun çalışma ortamları sağlanarak öğretmenlerin çalışma saatleri tam gün esasına göre gerçekleştirilmelidir.
  • Okul yöneticileri ve öğretmenler; gerçekleştirdikleri yerel, ulusal ve uluslararası düzeydeki çalışmaları, mezunlarının istihdamları ve/veya yükseköğrenime yerleşme kriterlerine göre kurumsal performans değerlendirmesine tabi tutulmalıdırlar.
  • Öğrencilerin özellikle stratejik mesleklerdeki staj ve beceri eğitimlerini, uluslararası çalışmalar gerçekleştiren kamu-özel sektör kuruluşları ve yürütülen projeler üzerinden yurt dışında da gerçekleştirebilmelerine imkân sağlanmalıdır.
  • Özel eğitime ihtiyacı bulunan bireylerin mesleki ve teknik eğitime erişimleri ve sertifikalandırılmaları Bakanlıkça teşvik edilmelidir. Bu amaçla; okulların fiziki yapıları bu öğrencilerin eğitime erişimlerine imkân sağlayacak şekilde düzenlenmeli, atölye ve laboratuvarlarda bulunan makine ve cihazlar uygun hale getirilmelidir. 
  • Öğrencilerin mezuniyet sonrası süreçleri TÜİK, SGK, YÖK vb. veri tabanlarından faydalanılarak elektronik ortamda etkin olarak izlenmeli, izleme sonuçları ve teknolojik gelişmeler ışığında, mezunların mesleki yeterliliklerinin modüler yapıda sürekli güncellenmesi sağlanmalıdır.
  • Eğitim kurumlarının bakım-onarım, temizlik ve güvenlik ihtiyaçları yerel yönetimlerce sağlanmalıdır.
  • Sektörlerin kümelendiği sanayi bölgelerinde, özellikle stratejik mesleklerde eğitim vermek üzere meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının eğitim kurumu kurması veya mevcut kurumları devir almaları sağlanmalıdır.

Değerli basın mensupları ve mesleki-teknik eğitim kamuoyu;

Eğitimin toplumun bütün kesimlerini ilgilendirmesi, kamuoyunda eğitimde yaşanan sorunların da bir an önce çözülmesi beklentisini ortaya koymaktadır.

Sayın Bakanın “-Gözlerime şapkadan tavşan çıkaracakmışım gibi bakmayın.” sözlerinde olduğu gibi sorunların çözümünün zaman alacağının farkında ve bilincindeyiz.

Ancak, içinde yaşadığımız şartları da dikkate alarak, akıp giden zamanı etkin bir şekilde değerlendirmek hepimizin ülkesine ve aziz milletine en büyük borcudur.

Bu borcu yerine getirmek için; adalet, ehliyet ve liyakat ilkelerini uygulayarak, tek derdi ülkesini ve milletini hak ettiği muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak olan, istekli, gayretli ve yürekli insanlara bu süreçte görev vermek, aynı değerlerle ve hedeflerle kamuoyunun nabzı ve sesi olan Sivil Toplum Kuruluşlarının sesini ve önerilerini dikkate almak yeterli olacaktır.

Kamuoyunun ve ilgililerin bilgisine saygılarımızla arz ederiz.

TEKNİK EĞİTİM VAKFI YÖNETİM KURULU

<<Önceki Haber Sonraki Haber>>